+90 (312) 323 78 00 info@buyukankarakoleji.com

Etlik Cd. No: 125 Keçiören/Ankara

ÖZEL BÜYÜK ANKARA KOLEJİ
İLKOKUL - ORTAOKUL - ANADOLU LİSESİ

Ergenlik Dönemi

ERGENLİK DÖNEMİ
Sevgili Velimiz,

Çocuklarımıza ergenlik döneminde yardımcı olmak ve bu geçiş dönemine rastlayan LGS ye hazırlık sürecinde sizlere destek olmak istiyoruz. Bu zor dönemde, zorlu bir yarışın içinde buluyorlar kendilerini. Aynı dönemde ailelerini ve yöntemlerini sorgulamaya başlıyorlar.

Ergenlik dönemini daha iyi tanırsak, çocuğumuzu daha iyi anlar ve daha sağlıklı ilişkiler geliştiririz.

 

 

 

 

ERGENLİK; Adolescence sözcüğü Latince kökenli “adolescere” sözcüğünden türetilmiştir. Adolescere, ‘‘büyüme’’, ‘‘olgunlaşma’’ anlamına gelmektedir.

Ergenlik dönemi, erinlik ile başlayıp yetişkinliğe kadar süren bir dönemi kapsamakta, çocuklukla yetişkinlik arasında bir geçiş dönemini oluşturmaktadır. Sınırları her birey için değişkenlik gösterse de 10-20 yaş aralığını kapsayan dönemdir. Kız çocuklarının sekiz, erkek çocuklarının ise dokuz yaşında buluğa girmeleri literatürde erken ergenlik olarak ifade edilir.

İnsanda bedence-boyca büyümenin, hormonal, cinsel, sosyal, duygusal, kişisel ve zihinsel değişme ve gelişmelerin olduğu buluğla başlayan ve bedence büyümenin sona ermesi ile sonlandığı düşünülen bu özel evrenin G.Stanley HALL’un dediği gibi bir stres ve fırtına dönemi olarak mı yoksa dalgasız bir deniz olarak mı geçeceği anne – babaların ergenlere olan yaklaşım ve tutumlarına bağlı olarak değişecektir.

 

 

 

Ergenlik dönemiyle birlikte fiziksel ve duygusal değişiklikler gözlemlenir.

                                                                                

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ERGENLİK DÖNEMİNDEKİ DUYGUSAL DEĞİŞİKLİKLER

Ergenin, bu süreçte sağ beyin ve sol beyinin henüz gelişmekte olması nedeniyle duygu ve davranışlarında çelişkiler görülür.
Kendi başına kalmayı yoğun bir şekilde istemesinin yanı sıra, bir gruba ait olma, o grupta popüler kişi olmayı da isteyebilir.
Anne – babaya dönemden önce sıkı bir bağlılık varken dönem boyunca onlardan uzaklaşmak ve ayrı olarak değerlendirilmek isteyebilir.
Geleceğe yönelik umutsuzluk ve herhangi bir beklenti içinde olmama söz konusuyken aynı zamanda çok büyük beklenti içine de girmiş olabilir.
Ergenin bu denli değişik duygu ve davranışlar içinde olmasında endişelenecek bir durum yoktur. 
Bu dönemde kimlik bunalımını (krizini) tamamlamış ve çözmesi için ergene gerekli imkânların ve anlayışın aile ve çevre tarafından sunulması gerekmektedir.
 
 

 

 

 

 

 

 

Bu dönemde çocuklarımız;

Çok konuşurlar, gürültücüdürler,
“Ben yaparım, ben bilirim” tavrı içindedirler
Eleştiri kabul etmezler, acımasızca eleştirirler
Her şeye itiraz ederler
Ailelerin düşüncelerini önemsemezler,
Karşı çıkmış olmak için karşı çıkarlar
Arkadaş seçiminde ailelerinin önerilerini dikkate almazlar
İlgileri dağınıktır
Ani duygusal değişiklikler yaşarlar
Tepkileri önceden kestirilemez
Ayna önünde saatlerce vakit geçirirler
Aşırı hayal kurarlar
Günlük tutmaya başlarlar, yazdıklarını gizlerler
Karşı cinse yönelik ilgileri artar
Kendine güven ve güvensizlik çelişkilerini en yoğun bu dönemde yaşarlar
Bir yandan bağımsızlık bir yandan ait olma duygusu gibi çatışmalar yaşarlar

 ANNELER VE BABALARLA EN ÇOK ÇATIŞMAYA GİRDİKLERİ KONULAR

Anneler ve babalarının ilgisini baskı olarak algılamaları
Nasihat edilmesi, bir konunun uzatılması
Üstlerine çok düşülmesi
Anneler ve babaların onu anlamaması
Anneler ve babaların arkadaşlarına karışması
Anneler ve babalarının her şeyi öğrenmek istemesi
Anneler ve babalar tarafından dağınık olmakla suçlanmak,
Okuldaki ders başarısının tenkit edilmesi
Kiminle ve nerede olduğunun denetlenmesi
Ders çalışırken sık sık kontrol edilmesi
Anneler ve babaların ergen yanında tartışması
Güvensizlik duygusunun hissettirilmesi

 

Sevgili veliler, kuralların çok fazla ve belirsiz olduğu ortamlarda çatışmalar artar. Tüm bu çatışmalar kuşak farkları nedeniyle yaşanmaktadır. Anneler ve babalar tüm bu çatışmalar yaşanırken çaresiz ve şaşkındır. Küçük çocukları artık yetişkin olmaktadır.

İyi anne ve babalık çocuğa hem köklerini hem kanatlarını verir. Sağlıklı sevgi, tutarlı eğitim ve etkili ana babalık becerileri kökleri sağlar. Hayallerini yaşamalarına imkân vermeniz, özgürbırakmanız onlara kanatlarını kazandırır.

Anne ve baba gençleri olduğu gibi kabul etmeyi unutmamalıdır.

Yaşamı algılama biçimlerine içten ilgi gösterip, onlara değerli ve önemli olduklarını hissettirin. Saygısızca ve gizlice denetleyip, baskıyla kontrol altına almaya çalışmayın.

 

 

Çocuklarınıza zaman ayırın, onlarla olduğunuzda gözleriniz, yüreğiniz parlasın.

 

“Temelinde sevgi olan hiçbir eğitim başarısızlığa uğramaz.”

Pestallozi

Sevgili anneler ve babalar çocuk sevgiyle büyür. Ne kadar büyüseler de sevgimize ihtiyaçları vardır.

Sevgi, çocuğunuzun duygu ve düşüncelerinin paylaşılmasıdır.

Sevgi, çocuğunuza hoşgörülü davranmaktır.

Sevgi, tutarsızlık yapmamaktır.

Sevgi, çocuğun kendini tanıması ve geliştirmesine yardımcı olmaktır.

Sevgi, çocuğunuzu soru sormadan, yorum yapmadan dinlemektir.

Sevgi, çocuğunuza güvendiğinizi hissettirmektir.

 

 

 

 

 

 

Seni seviyorum.

Her zaman yanındayım.

Seni olduğun gibi seviyorum.

Hepimiz hata yapabiliriz.

Ne kadar akıllısın.

Duygu ve düşüncelerini, dertlerini paylaşabilirim.

 

 

 

Bu kafayla gidersen lgs’yi kazanamazsın.

Tüm emeklerimizi boşa çıkardın.

Hiçbir şeyden mutlu olmazsın zaten.

Yine neden suratın asık?

Ayşe Hanım’ın kızı fen lisesi kazandı.

Ahmet Bey’in oğlu Hacettepe tıp kazandı.

Çok aptalsın!

Hiçbir şey beceremezsin!